SEVGİ HAK EDENE GÜZELDİR

Just another WordPress.com weblog

Ücretsiz virüs tarama hizmeti güncellendi

Posted by sansli34 30 Ara 2009

Ücretsiz virüs tarama hizmeti güncellendi
Yazan:Hakan Kilyusufoğlu Çarşamba, 30 Aralık 2009 16:46
Trend Micro’nun ücretsiz virüs tarama hizmeti HouseCall, virüsleri, solucanları, istenmeyen tarayıcı eklentilerini ve diğer tehdit içeren yazılımları ortadan kaldırıyor.

Trend Micro, talebe dayalı ücretsiz virüs tarama hizmeti HouseCall’un son versiyonunu piyasaya sürdü. HouseCall 7, sezgisel bir arayüz içeriyor ve hem kritik sistem alanlarını, hem de tehdit içeren aktif yazılımları hedefleyen hızlı taramalar gerçekleştirebiliyor. Aynı zamanda, Trend Micro Smart Protection Network altyapısını kullanarak, taramalarla en yeni tehditlerin yakalanmasını sağlıyor.

HouseCall 7.1, yakın geçmişte piyasaya sürülen HouseCall 7.0’ın daha geliştirilmiş hali olup, hem tüm sistemi, hem de belli dosyaları tarama seçenekleri sağlıyor. Aynı zamanda, Windows Vista ve Windows 7’nin 64 bit versiyonlarını da destekliyor.

Virüsleri, Truva atlarını, solucanları, istenmeyen tarayıcı eklentilerini ve diğer tehdit içeren yazılımları tanımlamaya ve ortadan kaldırmaya yönelik, talebe bağlı, sık kullanılan ve gelişmiş bir tarayıcı olan HouseCall, mevcut güvenlik çözümünün koruma durumundan bağımsız olarak, tehditlerle ilgili hızlı ve kolay kontrol imkanı sunuyor.

HouseCall’daki yenilikleri ve indirme sayfasına ulaşmak için sonraki sayfaya bakabilirsiniz.

kaynak mynet

Yazı kategorisi: güncel | Etiketler: , , | » yorum bırak;

Binlerce kişi işinden olacak

Posted by sansli34 10 Kas 2009

Binlerce kişi işinden olacak
Özelleştirmeyle, gelecek yıl 10 bin 453 kamu işçisi işinden olacak. 3 bin 300 memur da yer değiştirecek. Şeker fabrikaları, enerji üretim ve dağıtım KİT’leri 2010 yılında özelleştirilecek kuruluşların başında geliyor.

Hükümet, kriz nedeniyle durma noktasına gelen özelleştirmeleri gelecek yıl hızlandıracak. 25 Şeker Fabrikasının özelleştirilmesi için ilana çıkılırken, enerji dağıtım özelleştirmeleri de gelecek yıl sonuna kadar tamamlanmış olacak.

Özelleştirmelerle birlikte 2010 yılında 10 bin 453 kamu işçisi devletten ayrılmak zorunda kalacak. Kimi emekli olacak, kimi satılan şirketle sözleşme yapacak, kimisi de işsizler ordusuna katılacak. Bu kuruluşların memur kadrosunda çalışan 3 bin 300 çalışan da yer değiştirecek. Önce Devlet Personel Başkanlığı bünyesinde oluşturulan havuza alınacak, ardından da kadro eksiği olan diğer devlet kurumlarına atanmayı bekleyecek.

Halen 116 bini işçi, 87 bini de memur olmak üzere KİT’lerde toplam 203 bin personel çalışıyor. 2010 yılı özelleştirme programının gerçekleşmesi ve emekli olanlarla birlikte KİT’lerde çalışan sayısı 187 bin 700’e düşecek.

ZAMLAR KAPIDA!
Gelecek yıl KİT’lerin sadece personel sayısı azalmayacak. Birikmiş zararların telafisi, vergi ve borç ödemeleri için, KİT ürün fiyatlarına zam yapılacak. KİT’lerin mal ve hizmet satış hasılat gelirlerinin yüzde 18.2’lik artışla 61,4 milyardan 72,6 milyar TL’ye çıkacağı tahmin edildi. Söz konusu artışın bir bölümü kriz nedeniyle düşen satışların artmasından, bir bölümünün de fiyat artışlarından elde edileceği belirtildi.

Uzun süredir finansman açığı yaşayan KİT’lerin, 2010 yılında fazla vermesi hedeflendi. Buna göre piyasa koşullarında yapılacak fiyat ayarlamaları ve tasarruf önlemleriyle gelecek yıl 5 milyar lira finansman fazlası vermeleri öngörüldü.

kaynak mynet

Yazı kategorisi: güncel | Etiketler: , , , | 2 Yorum »

Web tehditlerinden korunma yolları

Posted by sansli34 09 Kas 2009

Web tehditlerinden korunma yolları
Yazan:Cnet Türkiye Pazartesi, 09 Kasım 2009 16:22
Geçtiğimiz on yıl içerisinde kötü amaçlı İnternet aktivitesi inanılmaz bir değişim gösterdi ve dünün “zararsız” hacker’ları yerlerini tüm dünyaya dağılmış, iyi organize olmuş ve tamamen finansal kazanç kovalayan suçlulara bıraktılar. Her gün milyonlarca kullanıcının finansal işlemlerini İnternet üzerinden gerçekleştirdiği günümüzde, kazanç fırsatları hiç de az değil.

kaynak mynet

Yazı kategorisi: güncel | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

Piyasalar hızlı açıldı: İşte ilk rakamlar

Posted by sansli34 09 Kas 2009

Piyasalar hızlı açıldı: İşte ilk rakamlar
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Ulusal 100 Endeksi, 561 puan artışla 47 bin 531 puandan açıldı. Açılış itibari ile hisse senetleri ortalama yüzde 1.20 oranında değer kazandı.

Açılış itinbari ile 47 bin 500 seviyesini geçen endeksin bugün pozitif bir seyir izlemesi bekleniyor.

Dış piyasalarda iyimser bir hava ve yükseliş yönünde hareketler gözleniyor. Diğer yandan yurtiçinde faizde ve dövizde gevşemenin yeniden başlaması hisse senedi piyasalarını destekleyecek gelişmeler olarak öne çıkıyor.

Uzmanlar, piyasaya yönelik olumlu görüşlerini sürdürüyor. Bununla birlikte, genel olarak piyasa eğilimlerinde kırılma yaratabilecek bir oluşum henüz görülmüyor. Endeksin 45 bin 800 seviyesinin üzerinde kaldığı müddetçe 48 bin 600 seviyelerini test edebileceği belirtiliyor.

Bugün yurtiçi tarafından Merkez Bankası beklenti Anketi ve saat 10:00’da Eylül ayı Sanayi Üretimi verileri takip edilecek. Yurtdışı tarafından önemli bir veri bulunmuyor.

İMKB açısından bu hafta, dokuz aylık bilançoların yayınlanmasında son hafta olması ve 165 şirketin bilançosunun açıklanacak olması sebebiyle de hisse bazında hareketlilikler bekleniyor. Banka bilançolarındaki yüksek karlılığın sürecek olmasına karşılık bu durumun piyasalardaki havaya da bağlı olarak kar satışı şeklinde değerlendirilebileceği öngörülüyor.

kaynak mynet

Yazı kategorisi: güncel | Etiketler: , , , , , , , | » yorum bırak;

Deprem ihtimali yüksek olan 3 kent!

Posted by sansli34 07 Kas 2009

Deprem ihtimali yüksek olan 3 kent!
Kandilli Rasathanesi Müdürü açıkladı. Deprem ihtimali olan 3 kent neresi?
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik, İstanbul’da bir yılda 7 büyüklüğünde depremin meydana gelme ihtimalinin 50’de 1 olduğunu belirterek, “İhtimal küçük gibi gözükse de dünyadaki mega kentler acısından en büyük ihtimal. Bu ihtimali dünyada paylaşan üç kent var. İstanbul, Tokyo ve San Francisco” dedi.

Rasathane ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Erdik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, depremlerin önceden bilinmesini sağlayan bir teknolojinin olmadığının vurgulayarak, halen yürütülen çalışmalardaki bilgilerin toplanmasıyla sonraki kuşaklarca depremin önceden bilinmesine yönelik daha umut verici çalışmalar yürütebileceğini söyledi.

Depremlerin milyonlarca yıldır olduğunu ama yoğun olarak son 50-60 yıldır incelendiğini belirten Erdik, şu bilgileri verdi: “Bugün geldiğimiz noktada biz Türkiye’nin neresinde, hangi ihtimalde, ne büyüklükte bir deprem olacağını bilebiliyoruz. Mühim olan bildiğimiz konularda çalışmak. Ülkemizde deprem zararlarını azaltmak için yeni araştırmaya gerek yok.

Mevcut bilgileri önemsersek bize yeterli. Biz binalarımız yönetmeliklere uygun yapalım. Alt yapımızı güçlendirelim. Gelişmemiz tamamladığımız zaman zaten depremin zararlarını en aza indiririz.” İstanbul’un deprem ihtimalinin fazla olması ve deprem tehlikesi taşıyan kıymetlerin varlığı nedeniyle diğer kentlere göre riskinin fazla olduğuna dikkati çeken Erdik, şöyle devam etti: “Bugün Türkiye’de İstanbul kadar deprem tehlikesine yüksek ihtimalle maruz kalacak başka bir kentimiz yok. Deprem tehlikesi, deprem hareketleriyle ilgili bir konu. Elimizde bir zarın olduğunu var sayarsak, İstanbul için zarı attığınız zaman 6 gelme ihtimali 6’da 1’dir ama başka kentlerimizde belki bu zar 20 köşelidir ve attığınız da 20 gelme ihtimali 20’de 1’dir. Bu demek değil ki büyük sayı önce İstanbul’a gelecek ve diğer kentlerimize gelmeyecek. Sadece diğer kentlerde ihtimal İstanbul’a göre daha düşüktür.”

-”SON DEPREMLER YAKİNEN İNCELENİYOR”-
Prof. Dr. Erdik, depremlere ait tahminlerini ihtimaller üzerinde yaptıklarını ifade ederek, şunları kaydetti: “Dünyadaki son depremleri yakinen inceliyoruz. Ne olup bittiğine bakıyoruz. Sismolojik açıdan ve neden olduğu hasar bakımından değerlendiriyoruz.

Dünyadaki plakalarla bir biriyle temas halinde. Birindeki bir hareketin diğerlerini de etkilemesi mümkün. Ancak bu konuda niceleme ve zamanlama yapma teknolojisi halen mevcut değil.

Eldeki bilgilere göre, İstanbul’da yılda 7 büyüklüğünde bir depremim meydana gelme ihtimali 50’de 1. İhtimal küçük gibi gözükse de dünyadaki mega kentler acısından en büyük ihtimal. Bu ihtimali dünyada paylaşan üç kent var. İstanbul, Tokyo ve San Francisco.”

-20 YIL ÖNCESİNE GÖRE DAHA HAZIRIZ
Depremde can kayıplarını azaltmanın iki yolunun bulunduğunu, bunlardan birinin her binayı deprem şartnamesine uygun yapmak diğerinin ise deprem güvenliğine yeteri kadar sahip olmayan yapının güçlendirilmesi olduğunu belirten Erdik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapılan çalışmaları göz önünde bulundurursak İstanbul 20 yıl öncesine göre depreme daha hazır ama neticede bu gri bir ton. Dünyada Tokyo dahil depreme tam olarak hazır hiçbir kent yoktur herhalde. Tokyo’da 1923 Kanto Depremi meydana gelse can kaybı ve mali kayıplar İstanbul’un çok üzerinde olur. California’da 1906’daki deprem tekrar olsa belki can kayıpları çok olmaz ama mali kayıplar İstanbul’un çok üzerinde olur. Kısacası deprem konusunda her ülkenin yapacağı hala çok şey var.”

-”ADIMLAR DOĞRU AMA YAVAŞ”
Ekonomik gelişmişlik yakalanırsa depreme dayanıksız yapıların istisna olacağını savunan Erdik, Türkiye’nin gelişme sürecini tamamlamasıyla depremin zararlarını en aza indireceğini dile getirdi.

Erdik, depremin zararlarını azaltmak yönündeki çalışmalarda merkezi yönetim, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluk düştüğünü ifade ederek, şöyle devam etti: “Adımlarımızı doğru atıyoruz ama daha hızlı atmamız gerekir. Geride kalan süreçte en önemli artımız merkezi ve yerel yönetimlerde bilincin artması buna karşılık örgütlerin güçlenmesi ve acil yardım ve kurtarma çalışmalarının daha iyi yapılması. Daha sonra yapılarda deprem etkisinin çok daha ciddi bir düzeyde ele alınması. Son olarak da gerek binaların gerekse de alt yapının yapılmasında yeni şartnameler hazırlanmış olması.”

-KONUTLARDA DA GÜÇLENDİRME YAPILMALI
Türkiye’nin 17 Ağustos Depremi’nin ardından çok önemli bir öğrenme sürecine girdiğini ve büyük tecrübeler edindiğini vurgulayan Prof. Dr. Erdik, “Binaların güçlendirilmesine önem verdik. Dünya Bankası kredisiyle İstanbul’da kamu binaları (okullar ve hastaneler) güçlendirilmekte. Karayolları 17. Bölge Müdürlüğü İstanbul’daki tüm köprüleri elden geçirdi ama vatandaşların kullandığı binalara gelince bu konuda çok fazla bir şey yapamadık. Bunu da kentsel dönüşümle başarabiliriz diye düşünüyorum” diye konuştu.

kaynak mynet

Yazı kategorisi: güncel | Etiketler: , , , , , , | » yorum bırak;

Türkiye milyoner zengini

Posted by sansli34 07 Kas 2009

Türkiye milyoner zingini
Türkiye’de 70 milyon 569 bin hesapta, 488 milyar 945 milyon liralık mevduat bulunuyor. 1 milyon liranın üzerindeki hesap sayısı 30 bin olarak belirlendi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından hazırlanan Eylül ayına ilişkin ve 3 Kasım 2009 tarihiyle güncelleştirilen Türk Bankacılık Sektörü aylık bültenine göre, söz konusu mevduat sayısının 70 milyon 155 bini yurtiçi yerleşik mudilere, 414′ü de yurtdışı yerleşik mudilere ait bulunuyor.

Türkiye’de bankacılık sektöründe 3 Kasım tarihi itibarıyla bulunan toplam 488 milyar 945 milyon lira olan mevduatın 474 milyar 262 milyon lirası yurt içi yerleşik mudilere, 14 milyar 683 milyon lirası da yurt dışı yerleşik mudilere ait.

Yurt içi yerleşiklere ait 474,3 milyar lira tutarındaki toplam mevduatın 185 milyar 756 milyon lirası tasarruf mevduatı, 150 milyar 356 milyon lirası döviz tevdiat hesabı, 24 milyar 369 milyon lirası resmi kuruluşların mevduatı, 88 milyar 801 milyon lirası ticari ve diğer kuruluşların mevduatı, 20 milyar 241 milyon lirası da katılma hesaplarından oluştu.

Türkiye’de bankacılık sektöründe 1 milyon lira ve üzerinde hesabı bulunanların sayısı 29 bini yurtiçi yerleşiklere, bini de yurtdışı yerleşiklere ait olmak üzere toplam 30 bin mudi olarak belirlendi.

Türkiye’de bankacılık sektöründe 1 milyon lira ve üzerinde hesabı olan 30 bin mudi sayısı, toplam 488 milyar 945 milyon lira olan mevduatın 208 milyar 234 milyon lirasını (yüzde 42,6) elinde bulunduruyor.

Toplam mevduatın 31,4 milyar lirası 10 bin liraya kadar, 70,7 milyar lirası 10 -50 bin lira arası, 105,3 milyar lirası 50-250 bin lira arası, 73,3 milyar lirası da 250 bin – 1 milyon lira arası olarak belirlendi.

Bankalarda hesabı olan mudilerin büyük bölümü tasarrufunu 1 aya kadar ve 1-3 ay arası olan kısa vadeli mevduat dilimlerinde değerlendirme yolunu seçti.

Bültene göre, bankalarda yer alan mevduatın 77 milyar 384 milyon lirası vadesiz, 143 milyar 86 milyon lirası 1 aya kadar, 226 milyar 642 milyon lirası 1-3 ay arası, 17 milyar 136 milyon lirası 3-6 ay arası, 8 milyar 121 milyon lirası 6-12 ay arası, 16 milyar 577 milyon lirası da 1 yıl üzeri vadelerden oluştu.

Öte yandan bankaların toplam aktif yapısı 3 Kasım tarihi itibarıyla 581 milyar 941 milyon lirası Türk parası cinsinden, 216 milyar 471 milyon lirası da yabancı para cinsinden olmak üzere toplam 798 milyar 413 lira olarak saptandı.

kaynak mynet

Yazı kategorisi: güncel | » yorum bırak;

Acun’dan muhteşem final

Posted by sansli34 01 Kas 2009

Acun’dan muhteşem final
Acun, Var mısın Yok musun’un finalini Hollywood starı ile yaptı. Bruce Willis yerine karısı Emma yarıştı. Emma Hamdi bey’in teklfine yokum dedi ve..
Güncelleme:01 Kasım 2009 01:13
Acun, Var mısın Yok musun’un finalini Hollywood starı ile yaptı. Bruce Willis yerine karısı Emma yarıştı. Emma Hamdi bey’in teklfine yokum dedi ve..

Acun Ilıcalı Var mısın Yok musun finalini Bruce Willis ve eşi Emma ile yaptı… Bruce Willis yerine yarışmda eşi Emma yarıştı.Emma Hamdi Bey’in 135 binlik teklifini kabul etmedi; kutusuna gitmeyi seçti… İki seçenek vardı: 50 bin ve 500 bin.

Ancak kutusundan 50 bin lira çıktı. Emma hasta çocuklar için bir umut olan Bir Dilek Tut Derneği için yarışmıştı. Kutudan 50 bin çıkmasına üzüldü… Ancak final gecesinde telefon son kez çaldı ve Hamdi Bey’den 50 bin lira daha geldi.

Bruce Willis; yarışma boyunca sempatik tavırlarıyla dikkat çekti; Acun’a ve programına ‘Çok güzel şov’ sözleriyle övgüler dizdi… Yarışmacılarla tek tek sarılıp öpüştü… Özellikle yarışmacı kızlara yakın ilgi gösterdi.. Yarışmacılar da Bruce Willis’in boynuna Galatasaray atkısı doladı…

kaynak mynet

Yazı kategorisi: güncel | Etiketler: , , | » yorum bırak;

İnternet 40 yaşında

Posted by sansli34 31 Eki 2009

İnternet 40 yaşında
Yazan:Cnet Türkiye Cumartesi, 31 Ekim 2009 12:16
Kaliforniya Üniversitesi’nden Prof. Leonard Kleinrock’un liderliğinde hayatımıza 1969’da giren internet, 40 yaşına bastı.

Prof. Kleinrock, “40 yıl önce internet denildiğinde Facebook, Tweeter ya da YouTube akıllara gelemezdi. Bundan sonraki adım, internetin gerçek anlamda hayata dahil olması. Öyle zaman gelecek ki, konuştuğum duvarlar bana cevap verecek” dedi.

Hayatın vazgeçilmez bir parçası olan ve teknolojinin en büyük nimeti kabul edilen internet, 40 yaşına bastı. 1969’da Kaliforniya Üniversitesi’nden (UCLA) Prof. Leonard Kleinrock’un liderliğini yaptığı bir grubun, iki bilgisayarı ortak ağ üzerinde iletişim kurabilir hale getirmesiyle başladığı kabul edilen internet serüveninin yeni yaşı törenle kutlandı. İnternetin babası olarak kabul edilen 75 yaşındaki Prof. Kleinrock, “Sıradaki adım, interneti gerçek anlamda hayata dahil etmek. İnternet her yerimizi kaplayacak. Öyle bir zaman gelecek ki, odanın içinde yürüyeceğim ve benim orada olduğumu bilecek. Konuştuğum duvarlar bana cevap verecek” dedi.

ABD ordusunun desteği

İki bilgisayarın birbiri ile iletişim kurması prensibine dayandırılarak başlatılan çalışmalar için ABD ordusunun Gelişmiş Araştırma Projeleri Ajansı kapsamında bütçe desteği sağlandığı hatırlatıldı. ‘ARPANET’ adını alan bu projenin, 29 Ekim 1969’da meyvesini vererek bilgisayardan bilgisayara ilk iletişim ağı temellerinin atıldığı vurgulandı.
Demokratikleşme serüveni İnternetin bir çeşit demokratikleştirme serüveni olduğunu ve herkesin eşit söz hakkının bulunduğunu söyleyen Prof. Kleinrock, “Artık geri dönüş yok. Bunun fişini çekemeyiz. İnternet çağı ortada. 40 yıl önce internet denildiğinde Facebook, Tweeter ya da YouTube’un akıllara geleceğini hiç tahmin etmemiştim. İnternet her geçen gün hayatımızdaki yerini biraz daha artırıyor” yorumu yaptı.

Ateşten sonra en büyük

İnternetin “Ateşin keşfedilmesinden bu yana yapılmış en büyük teknolojik icat” olduğunu savunan Electronic Frnontier kurucularından John Perry Barlow, insanların kâr amacı gütmeden internet özgürlüğü için verdikleri mücadelenin, ‘internet kullanmanın’ engellenemez bir insan hakkı haline geldiğinin göstergesi olduğunu dile getirdi.

Çok ayrı bir güç

ABD’de kendi ismini taşıyan blog sitesi ile ünlü Arianna Huffington internetin, insanların bakış açılarını değiştirdiğini söyledi. İnternetin olaylara farklı açılardan bakılmasını sağlayarak kendini düşünmek yerine toplumu ve dünyayı dışardan görmesine yardımcı olduğunu söyleyen Huffington, “İnternet çok ayrı bir güç” dedi.

Bugün 1.7 milyar kişiyi kavradı

1985’te, 16 milyon kişi elektronik posta ile haberleşebilir hale gelmişken, asıl sıçrama, web tarayıcılarının devreye girmesiyle gerçekleşti.2001 yılında 513 milyon kişi internete bağlanabildi.Bugün dünyada 1.7 milyar kişinin internete bağlandığı tahmin ediliyor.

Balonu görüp internetten bildiren 40 bin dolar alacak

İnternetin 40 yaşına basması nedeniyle, ABD kıtası genelinde 10 büyük uçan balonu iki gün boyunca gökyüzünde serbest dolaşacak. Gördüğü balonunun nerede olduğunu bilgisayar kullanarak haber verecek olan ilk kişi, 40 bin dolar para ödülü kazanacak. Bu yolla internetin ne derece yaygınlaştığı da ortaya çıkacak.

İlk denemede sistem çöktü

29 Ekim 1969’da mühendis, bilgisayar uzmanı Leonard Kleinrock ve arkadaşlarının UCLA’daki laboratuarlarına konulan büyük gri kutu, yüzlerce kilometre uzaklıkta Stanford Araştırma Enstitüsü’ndeki (SRI) başka bir bilgisayara bağlandı.

Üniversite öğrencisi Charley Kline, UCLA’dan SRI’daki makineyle bağlantı kurmak için ‘login’ komutunu kullanacaktı. Ancak ilk deneme, ara birim işlem yapıcı için fazla geldi ve sistem daha şifreyi yazamadan çöktü.

Uğraşlar sonucunda bağlantı kuruldu, ancak bundan sonraki süreç daha yavaş işledi. 1981’e gelindiğinde şebekeye sadece 213 bilgisayar bağlanabilmişti.

kaynak mynet

Yazı kategorisi: güncel | Etiketler: , , , , , | » yorum bırak;

İşte Fener’in sırrı

Posted by sansli34 29 Eki 2009

İşte Fener’in sırrı

10’da 9 yapan F.Bahçe bir sezonda nasıl böyle değişti, herkes bunu merak ediyor. Biz de açıklıyoruz

HAKAN YAŞAR / VATAN

F.BAHÇE bu yıl neden uçak gibi? Bunun sırrı Kanarya’nın ‘öpen’ takım olması.. Geçen yıl Aragones yönetiminde ilk 10 haftada çuvallayan, bu sezon ise Daum ile aynı dönemde 11 puan fazla toplayan F.Bahçe’de değişen görüntü, top çalma istatistiklerine ilginç bir şekilde yansıdı.

ARAGONES’İN takımında ilk 10 haftaya göre ligin genel top çalma istatistiğinde ilk 12’ye F.Bahçeli hiçbir oyuncu giremezken çok eleştirilen Maldonado 28 top çalma ile 13. sıradaydı. Bu seneye gelince.. Bir değil, iki değil tam 3 F.Bahçeli (Cristian, G.Gönül ve Bilica) ilk 5’e girdi.. 3 maç ceza çeken Emre Belözoğlu ise 12. sırada yer aldı.

NEREDEYSE aynı kadroyla sadece G.Antep’e yenilen sarı-lacivertlilerde Cristian Baroni 43 top çalma ile ligde forma giyen 399 oyuncu arasında birincilik kürsüsüne çıktı. 36 top çalmayla Gökhan Gönül 3., 34 top hırsızlığı ile Bilica 5. olurken Emre Belözoğlu da 26 top kazanmayla ilk 12’ye girdi..

KARTAL&ASLAN DÖKÜLDÜ

PEKİ rakipler Beşiktaş ve G.Saray’da durum ne? Sarı-kırmızılılarda 23’er top çalan Mustafa Sarp 24., Sabri de 25. basamakta yer aldı.. Siyah-beyazlılarda ise 17 top çalma ile İbrahim Kaş ancak 82. sırada yer buldu..

PEKİ bu tablo F.Bahçe’ye nasıl yansıdı? İlk 10 haftanın istatistiklerine göre F.Bahçe şu alanlarda lider:

* EN çok top çalan takım (257) (2. TS 233)

* EN çok pozisyona giren takım (75) (2. GS 64)

* BEŞİKTAŞ ile birlikte en az gol yiyen takım (6 gol)

* EN çok isabetli şut atan takım (67) (2. GS 65)

* EN çok isabetli pas yapan takım (3.998) (2. GS 3.766)

* EN çok topla buluşan takım (5.993) (2. GS 5.710)

* GS ile en çok topa sahip olan takım (%56)

kaynak vatan

Yazı kategorisi: güncel | » yorum bırak;

Utandıran prezervatif muhabbeti

Posted by sansli34 28 Eki 2009

Utandıran prezervatif muhabbeti!
Hülya Avşar’ın Emre Karayel ile prezervatif hakkındaki konuşmaları ekran başındakileri de çok güldürdü.
Güncelleme:28 Ekim 2009 17:26

‘Hülya Avşar Soruyor’ programına, Türkmax ekranlarında yayınlanan ’1 Kadın 1 Erkek” dizisinin oyuncuları Demet Evgar ve Emre Karayel konuk oldular.

Hülya Avşar, Emre Karayel’e bir röportajından alıntılayarak eskiden insanların prezervatif almaya bile çekindiği bir ortamda şimdi dizilerde prezervatifin konuşulduğu şeklindeki sözlerini anımsattı.

Emre Karayel, soruyu farklı algılayınca ikili arasında komik bir muhabbet ortaya çıktı. Karayel, gençliğinde, 20′li, 30′lı yaşlarında prezervatif kullandığını ama artık kullanmadığını söyleyince Hülya Avşar, “Niye gençliğinde? Yani sağlıklı, sıhhatli bir şey. Şimdi de kullanmak lazım diye düşünüyorum. Tabi ilişkileriniz ne doğrultuda bilmiyorum ama” dedi.

Emre Karayel ise Hülya Avşar’ı onaylayarak “Mutlaka lazım da şimdi alması daha rahat diyorum. O zaman alması çok sıkıntılıydı” dedi.

Avşar’ın “Nasıl gidip de öyle hani direk, hele ünlü olduktan sonra nasıl alınıyor?” şeklindeki sorusu üzerine Demet Evgar ve Emre Karayel iyice koptu ve kahkahalarla gülmeye başladılar.

Karayel’in “Aldırıyoruz yani o kadar da değil” ifadesiyle Hülya Avşar da kahkahalara katılınca stüdyo bir anda kahkaha tufanına döndü.

Emre Karayel, işi iyice espriye vurarak “‘Abi ne marka kullanıyorsun?’ diyerek cep telefonuyla fotoğraf çekecekler ondan sonra. Hoş değil yani” sözleriyle prezervatif alırken görüntülenme endişesini dile getirdi.

Hülya Avşar, “Gerçekten erkeklerin işi de ne kadar zor?” deyince Emre Karayel, yaşanan konuşmalardan utanarak “Gerçekten iyice terbiyesiz bir adam oldum. Bir anda öyle hissettim kendimi” şeklinde konuştu.

Konuğunu rahatlatmak amacıyla, bunların çok doğal olduğunu vurgulayan Hülya Avşar, insanlara kötü örnek olmaması açısından Emre Karayel’i uyararak “Burada şöyle bir hata var; gençken kullanıyordum, şimdi kullanmıyorum, bu olmaz. Sıhhatten uzaklaşmışız” diye konuştu.

Yanlış anlaşıldığını ifade eden Emre Karayel ise kameraya dönerek “Lütfen kullanalım, hiç öyle bir şey söylemedim ben. Prezervatif please” dedi.

Televizyon Gazetesi.com
kaynak mynet

Yazı kategorisi: güncel | » yorum bırak;

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.